9 Eylül 2009 Çarşamba
7 Eylül 2009 Pazartesi
Abdullah Malçok: Ne olacak şimdi?
İnanın, son gün bilgi alabileceğim ne kadar insan varsa hemen hepsini aradım son dakikaya kadar…
Ama nafile…
Bakın kongre sonrasına…
Değişik ağızlardan her türlü yorumlar yapılmasına…
Nerede ise Kocaelispor’un tüm sıkıntılarından arınmış gibi görenlerin de olmasına rağmen…
Ben pek sesimi çıkarmadım…
Yeni gelen yönetimin ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar…
Ellerinde sihirli değneklerinin olmadığını çok iyi biliyordum…
Ve maalesef korktuğum başıma geldi…
Tek kelime ile kahroldum…
Ümidim az olmasına rağmen…
***
Peki şimdi ne olacak sizce?…
Yönetimi tu kaka gösterip, vurun abalıya mı diyeceğiz?…
Tam tamına (eski para ile) yedi buçuk trilyon para…
Bu kadar kısa sürede nasıl denkleştirilebilirdi?…
Her kafadan farklı ses çıkıyor günlerdir…
Ve bu konunun yorumları o kadar çok yapıldı ki…
Tekrar tekrar deşmeyi pek te mantıklı bulmuyorum…
Bunun için sadece şunu söylemek istiyorum ki…
Yönetimin iyi niyetli ve yapılması gereken ne varsa yaptığına inanmakla beraber…
Gerçek taraftarların haricinde buna üzülenlerin sayısının fazla olmadığını bilmek varya…
İşte en çok ama en çok buna yanıyorum…
***
Gelelim sadede…
Taraftar isek, yapmamız gereken tek bir şey var…
Birlik beraberliğimizi bozmadan, taraftar gibi hareket etmek…
İlk fiyaskonun ardından moralleri bozulmasına rağmen…
Emin adımlarla devam etmek istediklerini söyleyen yönetimin arkasında olmak…
Ve sahada onurları ile mücadele eden aslanlara sürekli moral vermek…
Ve atılacak adımları takip etmek…
Başka çaremiz de yok zaten…
Ben böyle düşünüyorum…
YILMAZ HOCAYA YAKIŞIR…
Geçtiğimiz sezon kısa bir süre görev yapan Yılmaz Vural hoca…
Hani Fenerbahçe maçında aldığı ceza nedeni ile tam beş maç takımı yalnız bırakan Yılmaz hoca…
Aynı maçta sakatlanan futbolcu nedeni ile beş dakika karar veremeyip, takımı on kişi oynatarak…
Ne kadar “iyi” bir hoca olduğunu da kanıtlayan Yılmaz hoca…
Duyduğuma göre, bir trilyondan aşağı parayı kabul etmiyormuş…
Asgari ücretin altı yüz lira olduğu…
İnsanların bir kısmının çöpten ekmeğini aradığı…
İşsizlik ve sefaletin zaman zaman kol gezdiği…
Taraftarların bazılarının maça gelmek için bilet parası bile bulamadığı Ülkemizde…
Birkaç ay görev yaparak…
Bunun da yarısını tribünde geçirerek…
Hak ettiği paraya bakın…
Şimdi soruyorum;
Bu paranın ne kadarını hak ettin Yılmaz hoca?…
Kocaelispor’a ne verdin, ne istiyorsun?…
Sözleşmende böyle bir madde olabilir…
Peki alacağın bu para sana helal olacak mı?…
Aldıktan sonra acaba ne düşüneceksin?…
Yatağa yattığın zaman rahat uyuyacak mısın?…
Yoksa ani bir sakatlıkta yapacağın değişikliğe bile karar veremediğini düşünüp…
Trabzonspor ve Beşiktaş gibi deplasmanlarda bile takımı orta sahasız oyuna sürüp…
Rakibin elini kolunu sallaya sallaya ceza alanımıza girmesine neden olacak kadar kaliteli bir teknik adam olduğun için…
İçin rahat edecek mi?…
Türkiye’nin bu şartlarında o parayı değil bir arada görecek…
Hayalini bile kuramayacak olan milyonlarca insanın varlığını düşünüp…
Acaba ne hissedeceksin?…
Merak ediyorum Yılmaz hoca…
Hemde çok merak ediyorum…
Güzel bir söz:
İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün. Doris Lessing
http://www.berezilya.com/abdullah-malcok-ne-olacak-simdi/
6 Eylül 2009 Pazar
Lisans yok, Ruh var
Lisanslar çıkmamış... Umutsuzluk taraftarı 4 koldan sarmış. Ama bu engel değil Hodri Meydan'a... Boluda 500 kişi unutulmaz bir gün için yerlerini almış durumda. Daha maçın 2. dakikasında bir yan toptan golü yiyoruz. Kimin umrunda? Genç takımda olsa sahada yeşil siyah renklerin peşinde, sevdalarının peşinde onlar.Sınavdan aceleyle çıktım, koşturdum tv başına. Açtım 1-0... Ardından gol Harun'la geldi. 1-1... Bizi tutabilene aşk olsun... Hodrinin sesi yankılanıyor Bolu'da... Kendini şampiyonluğun en büyük adayı olarak niteleyen Bolunun tribünleri vasatın altında. Arada sadece çocuk tribününden ses geliyor :) Hele ikinci yarı bizimkilerin üçlüsünden sonra taklit etmeye çalışan ve beceremeyen Bolu tribünü güldürüyor bizleri... Kıpkırmızı şimşekler :) Tabi ki kırmızı beyaz şampiyon KÖRFEZ ' i unutmamak lazım...
Gökhan 2. golü atınca çıldırıyoruz... 2-1... Sahadaki İzmitli gençler yürekleriyle oynuyor. Koşmaktan, mücadele etmekten bacakları tutmaz hale geliyor. Gollerimizi atan Harun ve Gökhan kramp nedeniyle saha dışına alınıyor. Defansta Emirhan inanılmaz. Mehmet Öztonga ilk yarıdaki iki üç kişiyi çalımlayıp uzaklardan yaptığı vuruş gol olsa yılın golü... Yan toplarda eksiğimiz var. Tahmin ediyorum bank asyanın en kısa boylu defansıyız. Orta kafa ve malesef gol... 2-2...
Lisansımız yoksa, ruhumuz var...Maçtan sonra bolusporluyuz.com 'da gereksiz ve saçmasapan haber... Osman Nuri Yaman'ın beleşçileri... Sadece gülüyoruz :) Daha 3 kez aday olan ve Hodri Meydan'ın oylarıyla başkan seçilemeyen, 4. seçimde lisans sözüyle başkan yapılan, gelecek hafta büyük ihtimalle (üzülerek) istifaya davet edilecek (bence kesinlikle bu yönetime destek çıkılmalı) Osman Nuri Yaman'ın bedava otobüs tutup bu küfürbaz(!) grubu getirdiği falan gibi zırvaların yer aldığı bu haber ne akla hizmet, kim tarafından yapılmış belli değil. Hazımsızlık mevcut galiba... :) Tribünde ders yetmemiş olacak ki sanal dünyadan yapılan bu çirkin habere bugün bir kontra gelmiş bizimkilerden :)
30 Ağustos 2009 Pazar
Kabus...
Bank Asya Ligi başladı. Lisans krizi bizi teğet geçmedi. Maça paf takımla çıkılacak. Rakip Bank Asya ligine yeni yükselmiş olan Buca... Abiler yok... Kaleye geçirilenlerin,top peşine koşturulanların beklediği fırsat ayaklarına geldi. Kendilerini gösterecekler...Taraftar umutlu... Haykırıyorlar...
Gece Gündüz Karda Kışta
Renkler İçin Düştük Yola
Mesafeler Ne Fark Eder?
Can Dayanır mı Bu Aşka?
Hodri Meydan Hep Yanında
Layık olun Bu Sevdaya
Nasip Olmaz Her Bir Kula
Çünkü KUTSALDIR O FORMA...
Taraftar tepkili... Ama bu tepki daha sırası gelmemiş genç yüreklere değil... Kendini bu şehrin büyükleri sayanlara... Ben futboldan anlamam, Para istemeyin benden buz gibi soğurum sizden diyenlere...30 Haziran 2009 Salı
Yaprak Dökümü
Güle Güle Muhammet Özdin... Kocaelispor formasına akıttığın her damla ter için teşekkürler...
Sizlerse eserinizle övünün.
Kocaelisporda yaprak dökümü sürüyor. Takımın başarılı savunma oyuncusu Muhammet Özdin de Yeşil-Siyahlı formaya veda etti. Uzun süredir yönetimden haber bekleyen Muhammet, Kocaelisporla anlaşacağım diye birkaç takımı geri çevirdim. Hiç kimseye söz vermedim. Ancak hala benimle konuşan yok. Seçimden sonra Başkan Serhan Gürkanla bir telefon görüşmemiz oldu. Ama bana kal, seninle görüşeceğiz demedi. Kocaelisporda kalmayı çok istiyordum. Sonuçta 4 yıldır İzmitteyim. Evim burada. Ama anladığım kadarıyla beni takımda tutmak istemiyorlar. Ailemi düşünmek zorundayım. Üzülerek de olsa çok sevdiğim Kocaelispora veda ediyorum dedi. Muhammet Özdin, Konya, Ordu ve Giresundan ciddi teklifler aldığını bugün yarın bu üç ekipten birine imza atacağını bildirdi.
29 Haziran 2009 Pazartesi
Gecekondu...
Kongre günü gelip çatmış gece son bir kez gelişmelere gözatıyorum... O da ne? Şok şok... Gürkan yeniden aday... Aylardır aday olmayacağını açıklayan SG son anda kararını değiştiriyor. Tabi aslında planlar çok önceden yapılmış... Çubuklu köyü, Gürkan Turizm tam kadro Kocaelispor kongre üyesi yapılmış ve tabi bir de taraftarımızın yüz akı Kostad... Kongre başlıyor... Gürkan Turizm'in mükemmel seviyedeki müşteri memnuniyeti anlayışıyla yeni başlayan Çubuklu köyü-Kocaelispor Tesisleri hattı vızır vızır çalışıyor. Kocaelispor'un daha rengini bilmeyen şöförler ve çarşaflı teyzelerin "Hadi yavrum önden verelim şu oyları daha fuara gideceğiz..." nidaları ile oylar veriliyor ve Kostad'ın "Büyük Başkan(!)" sesleri arasında SG tekrar Kocaelispor başkanı oluyor...Kongrenin bir gün öncesine gidelim... Korfez.org'da bir topic...Tıkladım başladım okumaya. Aylardır yazılarından anladığım kadarıyla Kostad üyesi bir arkadaş yazmış. " Emir büyük yerden geldi xxx abi Yaman'a oy verin dedi... Biz de Yaman'a vereceğiz..." Ertesi gün baktığımızda emir veren şahsın SG'nin listesinde yer aldığını görüyoruz... Böyle küçük oyunlarla kongreye katılımın az olmasına çalışıldı ve sonunda Çubuklu köyüyle darbe vuruldu. Tebrikler SG... Tebrikler Kostad... Müthiş bir seneryo, müthiş bir oyunculuk....
Kongre sonrası tepkilere gelelim... Artık bazı kesimlerin aşklarının "Kocaeli yeşiline değil, Paranın yeşiline" olduğunu gören taraftarımız maraton tribünle bağlantısını kesmeye hazırlanıyor... Yeni sezonda kapalı kale arkasında yeni bir oluşum bizleri bekliyor... ( http://www.koder.org/ )
Maratona tek çözüm ..."GÜRKAN ÇUBUKLU'DAN TARAFTAR GETİR..."
Gece gelip başkanlığa konan SG ye karşı Hodri Meydan ruhunu göreve davet ediyor, sezon boyunca onurlu mücadelelerini devam ettiren ve amaçlarına ulaşan Ankaragücü Gecekondu'yu bu konuda anmadan geçemiyoruz...
26 Haziran 2009 Cuma
Adem Dert Yandı..!
Kocaelispor’da iki sezondur başarıyla forma giyen Adem Çalık dert yandı. Yeşil-Siyahlı takımda maddi anlamda çok mağdur olduklarını ifade eden Adem, “Bizim yaşadıklarımızı kimse yaşamadı. Taraftar olmasa, o kahır çekilmezdi” dedi.FEDAKARLIK KARŞILIKSIZ KALDI
Geçen sezon yaşanan sıkıntıları anlatan Adem Çalık, en fazla mağduriyeti takımı Süper Lig’e çıkaran şampiyon kadrodaki oyuncuların çektiğini söyledi. Kocaelispor’a zarar gelmemesi için bu oyuncuların tüm fedakarlığı gösterdiğini ancak karşılığını alamadığını ifade eden Adem, maçlara sadece taraftar için çıktıklarını belirterek şunları söyledi:
“MADDİ SIKINTILARI BİZ YAŞADIK”
“Anlatılacak, söylenecek çok şey var aslında. Ama şampiyon kadronun maddi açıdan gerçek anlamda mağdur olduğunu söylemeliyim. Şampiyon olduğumuzda primimizi alamadık. Süper Lig’de oynayacağız derken dışlandık. Dışarıdan gelenlere para akıtılırken bizler üvey evlat olduk. Yine de takımımıza bağlı kaldık. Kocaelispor’u hiç satmadık”.
“BEN MARADONA DEĞİLİM”
“Devre arasında Kocaelispor transfer yapabilsin diye alacaklarımızdan feragat ettik. Transfer teklifleri almamıza rağmen takımı terk etmedik. Buna rağmen sezon sonunda en ağır eleştirileri yine biz aldık. Kendi adıma konuşuyorum. Ben Maradona değilim. Ama her zaman sorumluluk almaya çalıştım. Kötü pas attığım oldu ama hiç kötü koşmadım”.
“DÜĞÜN İÇİN KREDİ ÇEKTİM”
“Kocaelispor’da maddi sıkıntıları da bizler yaşadık. Sadece bir örnek vereceğim. Daha geçenlerde düğün yaptım. Bu düğün için bankadan kredi çekmek zorunda kaldım. Çünkü cebimde para yoktu. Konya maçına giderken bile primimizi almadık. Bizi sadece taraftarlarımızın desteği ayakta tutuyordu”.
“BENİ İSTEYEN 7-8 TAKIM VAR”
“Bank Asya’dan 7 takım beni istiyor. Süper Lig’den de teklifler var. Kocaelispor’da bir sezon boyunca aldığım parayı bana peşinat olarak öneriyorlar. Altay’dan Fuat Hocam (Yaman) sağolsun ‘Kapım sana her zaman açık’ diyor. Bu tekliflerden birini kabul edip, rahatıma bakabilirim. Ama ben Kocaelispor’da kalmak istiyorum”.
“KOCAELİSPORLU ADEM DİYORLAR”
“Sonuçta taş yerinde ağırdır. Beni artık Kocaelisporlu Adem olarak tanıyorlar. Bir yere gittiğimde bana, ‘Yazık oldu, düşmemeliydiniz’ diyorlar. Bu şekilde tanınmak beni mutlu ediyor. Bu yüzden Kocaelisporlu Adem olarak kalmak istiyorum. Bu taraftar başka hiçbir kulüpte yok. Muammer ağabeye de sözüm var. Kongre bitene kadar hiç kimseyle görüşmeyeceğim”.
20 Haziran 2009 Cumartesi
Wallpapers #1
18 Haziran 2009 Perşembe
10 Şubat 2009 Salı
29 Ocak 2009 Perşembe
8 Aralık 2008 Pazartesi
Gate13 - Panathinaikos
6 Aralık 2008 Cumartesi
Taner Gülleri
Eminim herkes benim gibi ilk olarak 10 hafta galibiyeti olmayan, en çok gol yiyen Kocaelispor un, son üç maçta nasıl değiştiğini merak ediyordur. Kocaelispor artık gol yemiyor, atıyor, kazanıyor. Kazanmayı istiyor. Bu değişimin sırrı nedir?
Aslında 3-4 hafta önce de takımda herkes kazanmak istiyordu. Ama bu görülmüyordu. Bu sezon yeni bir ekip kuruldu. Aramıza son gün katılan arkadaşlarımız oldu. Bu yüzden takımın oturması için zamana ihtiyaç vardı. Siz ne kadar isterseniz isteyin, bu 2 haftada olacak bir şey değildi. Bize bu dönemde sakatlar takımı, emekliler takımı diyenler oldu. Ama biz gerçekten çok iyi bir takım olduğumuzu biliyorduk. Şimdi o sözü söyleyenler, yanıldıklarını görüyorlardır. Tek eksiğimiz formsuzluğumuzdu. Ama maç kazanamadıkça, zihinsel olarak ta geriye gitmeye başlamıştık. Maç kazanamıyorsun; bunun verdiği bir stres var, mutlu değilsin, huzurlu değilsin. İdman yapıyorsun moralin bozuk. İşler iyice kötüleşmeye başlamıştı yani. Bu yüzden son 3-4 haftadır takımda konuşulan tek bir şey vardı: Kaybedeceğimiz hiçbir şey yok, kazanacağımız çok şey var. Her maçı böyle adlandırarak sahaya çıktık. Her maç öncesi soyunma odasında son söylenen söz bu oldu. Çünkü gerçekten de kaybedecek bir şeyimiz kalmamıştı. 10 hafta geçmişti ve ligin dibindeydik. Sadece 2 puanımız vardı. Ve ardından galibiyetler geldi. Bir de o başta bahsettiğim, aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın takıma uyum sağlaması, formunu bulması bizi şahlandırdı diyebilirim.
Ligin İlk 10 Haftasında Gelen Tepkileri Özellikle Yeni Oyuncular Nasıl Karşıladı?
Herkes üzülüyordu tabii. Mesela içeride oynadığımız ve berabere biten bir Ankaragücü maçı var. Taraftarlarımızın, maçı izlemeye gelen insanların bize karşı biraz saldırgan tepkisi, bizleri üzdü tabiî ki. Sonuçta bu kötü gidişe de dur diyecek bizlerdik.
Küsen Oldu mu Peki?
Yok. Küsen olmadı. Gerçi küssen ne olacak? Sonuçta ilk yarıyı burada tamamlayacaksın. O yüzden ilk yarı bitene kadar herkes emeğini versin, elinden geleni yapsın, ondan sonra ne olacaksa olur düşüncesindeydik. İsteyen gider. Ya da gönderilir. Bunu bilen insanlarız. Ayrıca farklı bir şey yapsan, kendine yaparsın. Küssen; maddi-manevi her türlü zararın olur. Bizler bunun bilincinde, mantıklı insanlarız. Türkiyede profesyonellik yok ama bizler elimizden geldiğince bu anlamda profesyonel davranamaya çalıştık. O yüzden ne gerekiyorsa onu yaptık.
Kocaelispor ligin en rahat ve zengin ekibi değil sonuçta. Onca sıkıntı var. Sezon başlarken yönetim içinde bölünmeler yaşandı. Hoca değişti. Takımdan ayrılan futbolcular oldu. Maddi zorluklar yaşanıyor. Ama takım içindeki arkadaşlık hiç bozulmuyor. Geçen sezondan çok az isim şu an kadroda olmasına rağmen bu arkadaşlığın bu kadar iyi korunmasını neye bağlıyorsun?
Bunun sırrı, hepimizin iyi niyetli oluşu. Biz çalışıyoruz ve başarılı olmak için elimizden geleni yapıyoruz. İyi niyetli oyunculardan kurulu bir takımız. Baktığın zaman hakikaten sorunlarımız var. Bunlar üzücü tabiî ki. Ama bu sorunlar hemen her kulüpte var. Hatta bizden kötü takımlar olduğunu da düşünüyorum. Ayrıca işler eskisi gibi amatörce yapılmıyor. Sezon başında alacağın parayı garanti altına alıyorsun. Belki futbolcuların sabrı da bundandır.
Hoca değişikliği oldu. Takımın başına Yılmaz Vural geldi. Yılmaz Hocanın da mutlaka bu çıkışta etkisi var. Yılmaz Vural nasıl biri. Size yaklaşımı nasıl?Ben Yılmaz Hocayla 2 sene önce Antalyasporda çalıştım. 1,5 sene birlikte olduk. Daha öncesinde Bursasporda yarım sezonluk bir birlikteliğimiz var. Bu yüzden Yılmaz Hocayı iyi tanıyorum. Futbolcuya karşı sevecendir. Yani hiçbir zaman art niyeti olmayan bir hocadır. Bana göre Kocaelispora gelecek en iyi teknik adamlardan biriydi. Ne onun bizimle, ne de bizim onunla bir sorunumuz veya şikayetimiz yok. Hocamızla iyi bir hava yakaladık. Takımın yükselişinde hereksin katkısı var. Hocamızın da tabii ki katkısı var. Hatta bizim personelin bile bunda katkısı var diyebilirim.Kaptanlığı Bıraktım ama Yine Onların Ağabeyiyim...
Kocaelisporlu taraftarlar seni çok seviyor. Seni son yıllarda Kocaelispora gelmiş en değerli isim olarak görüyor. Doğal olarak bu yüzden de seni kaptan olarak görmek istiyorlar. Ama sen sezon başında bir karar aldın ve bu görevi bıraktın. Kaptanlığı neden bıraktın?
O zaman da açıklamıştım. Kendimi tam anlamıyla işime vermek için kaptanlığı bıraktım. Şimdi arkadaşlarımdan duyuyorum, sanırım taraftarlarımız bir anket yapmış. Beni yeniden kaptanlığa istiyorlarmış. Buradan tekrar ediyorum. Artık ben bıraktım. Bunun geri dönüşü yok. Bu işi yapan Serdar arkadaşımız var. Bülent var. Kaleci Serdar var. Onlar en iyi şekilde bu görevi yapıyorlar zaten. Aslında benim kaptan olup, olmamam da çok önemli değil. Önemli olan Kocaelisporun başarısıdır.
Taraftarlara gelince Ben de onları çok seviyorum. Sevilmek gerçekten çok güzel bir şey. Yani bu anlatılmaz, yaşanır. Yaşamak lazım. Onları bir kez daha çok sevdiğimi tekrarlıyorum. Kaptanlığı kendi isteğimle bıraktığımı, bunu işime tam anlamıyla yoğunlaşmak için yaptığımı bilmelerini istiyorum.
Kaptanlık işi bu kadar zor mudur? Ağırdır, sorumluluğu vardır. Ama seni işinden alıkoyacak kadar etkiler mi?
Zor tabi ama şu da var. Kaptanlığı bıraktım ama yine ağabeylik yapmaya devam ediyorum. Takımda genç arkadaşlarımız var. Onların bir sorunu olduğunda veya bize ilettiğinde yardımcı olmaya çalışıyorum. Kaptanlara iletiyorum, sorunları çözmeleri için yardımcı oluyorum. Kaptanlığı bıraktım ama yine onların ağabeyiyim. Yine elimden geldiği kadar onlar için her şeyi yapmaya hazırım.
Biz oradan kaçtık, sen niye gittin dediler
Kocaelisporda 3ncü sezonun ve burada en kötü günleri de gördün; şampiyonluk sevincini de yaşadın. Yani kısa da olsa pek çok şeye şahit oldun. Kocaelispordaki günlerini kısaca özetlersen neler anlatırsın?
Öncelikle Kocaelisporla buluşmam olaylı başladı diyebilirim. Kocaelispora gelmemin en büyük nedeni, buranın büyük bir camia olmasıydı. Ama bu tercihi yapmamı kabullenemeyenler olmuştu. Kocaelisporu tercih ettiğim için menajerimi dövmeye kalkanlar oldu. Bu yüzden beni Kocaelispora kazandıran Mustafa Ekşi ve İlter Kasapa buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Gelişim olaylı olmuştu ama sorunlar sadece bu değildi. İlk yılımda sıkıntılı bir dönem yaşadık. Takımda çoğu arkadaşımın sorunları vardı. Ligin ikinci yarısına başlarken hedef ilk 6ya girmekti ama iyi başlayamamıştık. Bir anda alt sıralara doğru düşmeye başladık. Taraftarlarımızı da, bizi de korku sarmaya başlamıştı. Mutlaka maç kazanmamız gerekiyordu. Ve Elazığ deplasmanından aldığımız üç puan bize o dönem rahat nefes aldırdı. O sezonu o şekilde, alt sıralarda ama düşmeden bitirdik. Dediğim gibi sıkıntılı bir dönemdi. Maddi sorunlar vardı. Sezon sonuna kadar inanın hiç kimse, beş kuruş almadan top oynadı. Arkadaşlık bu kadar iyi miydi diye sorarsanız; değildi tabii. Hem geçen seneki, hem bu seneki arkadaşlık yoktu. Başarısızlığın sebebi belki de buydu. O sene ilk yarıda ben gelmeden önce kulübü federasyona verip giden arkadaşlar olmuştu. O arkadaşlar beni aradı, Biz oradan kaçtık, sen niye oraya gittin diye sordular. Ben de, -Kocaelispor büyük bir camia. Başka takımları seçeceğime burayı seçtim dedim. Ve haklı olduğumu şimdi onlar da söylüyorlar. Onlar zamanında öyle bir karar verdikleri için üzüntü duyuyorlardır eminim. Çünkü gittikleri yerde dikiş tutturamadılar diyebilirim. Sonuçta o sezonu öyle kötü biçimde bitirmiş olduk.
Daha sonra Serhan Gürkan başkan olduğu zaman, sözleşmemdeki para yüksek diye ayrılmam söz konusuydu. Ama başkanımız o zaman bana bekle, bu konuyu çözeriz demişti. Ben de bekledim. Ve sonunda sorun yaşamadan yola devam ettik. Ve sonra Kocaelisporu beş yıl sonra takım olarak şampiyon yaptık.
Kocaelispor Sende Nasıl Bir İz Bırakacak?
Sonuçta burada çok güzel günler geçirdim. Belki geldiğim ilk sezon takım olarak çok iyi değildik ama daha sonra şampiyonluk yaşadık. Beş yıl sonra Kocaelisporu takım olarak şampiyon yaptık. Ben gol kralı oldum. Tarihe isimlerimiz yazıldı. Bu yüzden Kocaelisporun bende anısı, her takımdan daha çok olacaktır. Kocaeli benim için ayrı bir şehir aslında! Pek çok takımda oynadım, Antalyada 3-3,5 sene kaldım. Burada daha 2 senemi dolduruyorum. Ama hiçbir yeri bu kadar çok sevmedim diyebilirim. O yüzden Kocaelinin yeri benim için ayrı.
O zaman hemen şunu sorabilirim. Planların arasında Kocaelide temelli kalmak var mı?
Valla şu an onları düşünmedim ama neden olmasın? Çünkü dediğim gibi çok güzel günlerim geçti burada ve bu devam ediyor. Kocaeli güzel bir kent. Dediğim gibi hiçbir yeri bu kadar çok sevmedim. Bu kentte temelli kalabilirim. Ama şu an onun kararını vermedim.
Yerinde bırakmak istiyorum
Futbolcu olarak Taner Güllerinin hedefleri neler?
Hedef derken, yaşım 32 (Gülüyor). Yani isterdim ki, önümde daha seneler olmuş olsa, mesela 5-6 sene gibi. O zaman daha fazla hedef belirleyebilirdim belki ama yaş olmuş 32. Şimdi 2-3 sene sonra insanlar konuşmaya başlayacak, Taner yaşlandı. Olmuyor artık bıraksın diyecekler. Bu yüzden önce hedefim bu sezon için Kocaelisporda başarılı olup, yine gol kralı olmak. Geçen sezon oldu, bu sezon da neden olmasın diye düşünüyorum? Şu ana kadar 5 gol attım. Gerçi kaçırdıklarımı atsaydım bu hedefe şimdi çok yaklaşmış olurdum. (Gülüyor) Ama gol krallığında iddialıyım. Genel anlamda ise dediğim gibi bu kenti çok seviyorum. Eğer uygun görülürse, burada kalmam istenirse futbolu Kocaelisporda bırakmayı her zaman isterim.
Dediğin gibi yaşlandı baskısı Hakan Şüküre de yapıldı mesela ve futbolu bırakmak zorunda kaldı. Şimdi yorumculuk yapıyor. Ama sanki bıraksalar hala futbol oynarım der gibi bir hali de var. Sana böyle bir eleştiri gelmezse, daha ne kadar oynamak istersin?
Şimdi şöyle bir gerçek var. 35 yaşından sonra millet konuşmaya başlar. Bu koskoca Hakan Şükür için bile söylendi. 17-18 yıl profesyonel futbol oynamış, elde etmediği başarı kalmamış. Ama çıkıp yine bunlar söylendi. Onun için bu Hakan Şüküre bile söylendiyse, ona bile sallanıyorsa, yaşlandı deniliyorsa, bana ondan 2-3 sene önce başlayacaklardır demektir. Bir de güzel yerde bitirmek de önemli. Yani oynayıp, alt liglere gidip orada bırakmanın bir anlamı olmayacağını düşünüyorum. Güzel yerde ve güzel zamanda bırakmak daha anlamlı olacaktır diye düşünüyorum. O yüzden en fazla 2-3 sene daha oynayıp, benim için en iyi noktada bırakmak isterim.
Kocaelisporun son üç maçta bir çıkışı var. Ama hala dipteyiz. Yani her şey bitmiş değil. Bundan sonra da bu çıkışın sürmesi sence nelere bağlı?
Bu sezon için artık hata yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Hata yapmadan devam etmeliyiz. Çünkü durumumuz itibariyle buna mecburuz. Üç hafta öncesine kadar iki puandaydık ve şimdi 9 puandayız. Yukarıyı yakaladık. Bundan sonra; ne futbolcunun, ne hocanın, ne yönetimin en ufak hata yapmaması lazım. Bu Kocaelispora büyük zarar verir. O yüzden herkes sezon sonuna kadar kendine çeki düzen verip, Kocaelispor için elinden ne geliyorsa onu yapmalıdır. Taraftar, yönetim, futbolcu, çalışan personel, kısacası bu camianın içinde kim varsa hepsi bundan sonrası için çok dikkatli olmalıdır. Bu sezonu kurtardığımız takdirde önümüzdeki sezon çok daha başarılı bir Kocaelispor ortaya çıkacağından eminim. Bir Sivas, bir Kayserinin çıkışını yapabiliriz.
Süper Lig daha kolaySeninle geçen sezon da bir söyleşi yapmıştık. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi takımları çıkardığında Süper Ligin, Bank Asya Liginden çok da farklı olmadığını söylemiştin. 13 haftayı geride bıraktık. Bu düşüncende değişen bir şey oldu mu?
Düşüncem değişmedi. Belki bunlara Sivasspor ve Kayserisporu da ekleyebilirim. Hatta diğer takımlar iyi yabancı alırlarsa, bu takımlara eş değer olabilir. Ama maalesef bizde de bu konuda sorunlar oldu. Gelen yabancılar parasını alıp yatmayı düşünüyor. Ya da kurnazlık yapmayı düşünüyorlar. O yüzden iyi yabancı bulmak lazım. Bence 6-7 değil de, 3 tane al. 6sına vereceğin parayı 3üne ver. Yani sıradan bir futbolcu alacağına, iyi yabancı al. Daha mantıklı. Hem ligde kalite artsın, hem de takıma faydası olsun. Bu sadece bizde değil, diğer takımlarda da aynı. Onlarda da kaçanlar oldu. Parasını alıyorlar. Bir taksitini ödemediğin zaman kaçıp gidiyorlar. Ben bunu sezon başında bir röportajda söylemiştim. Bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade etmiştim. Demek ki Allah söyletmiş. Dediklerim çıkıyor.
Senin açından bir fark var mı peki? Yani Bank Asyada gol atmakla, Süper Ligde gol atmak arasında?
Süper Ligde oynamak daha kolay diyebilirim. Tutturduğun zaman gidiyor yani. Benim için, Süper Ligde oynayamaz, gönderilsin diyenler oldu. Sanırım onlara cevabı verdim. Burada her şey biraz daha profesyonelce. Aşağıda mücadele daha çetindi.
Sende bir özellik var. Topu ayağına aldığında, rakip tanımıyor, kaleye kadar gidiyorsun. Bu sezon bu konuda zorlandığın maçlar oldu mu? Bunun için özel bir çalışma yapıyor musun?
Özel bir çalışma yapmıyorum. Bu yetenek. Benim de özelliğim bu. Fiziğime bakıp, ağır kalacağımı düşünüyorlar. Ama kısa mesafe, uzun mesafe fark etmez. Topu ayağıma aldığımda giderim. Zorlandığım maç olmadı. Hatta Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında daha rahat oynadım diyebilirim.
Avusturya maçında davet bekledim
Ulusal medyada artık senin keşfedilmemiş bir yetenek olduğun konuşuluyor. Bunları duyunca neler hissediyorsun?
Valla ben hiçbirine rast gelmiyorum. Televizyon izliyorum ama denk gelmiyor. Ama duyuyorum. Arkadaşlarım arayıp söylüyor. Çok güzel bir şey tabiî ki. Ben de onlara katılıyorum. Geçmişte bu başarıları yakalayabilirdim. Bende de suç var. Belki karşımdaki insanlarda da suç vardı ama ben suçu üzerime alıyorum... Bunlar bana gurur veriyor, onurlandırıyor. Başkalarının beni telefonla arayıp, bunu söylemesi gurur verici. Bunları 32 yaşında yaşıyor olmam belki biraz burukluk yaratıyor. Ama önemli değil. Bir de beni üzen tek bir şey var. 14 yıldır profesyonel futbol oynuyorum, bir kere Milli Takımda top oynamadım. Bir tek üzüntüm o. Hatta geçenlerde Avusturya ile oynanan özel maçta davet gelir diye bekledim. Alınmayacağımı biliyordum ama yine de bir umut deyip heyecanla bekledim.
Hala bu konuda umudun var mı?
Var tabi, neden olmasın? Belki yaşım itibariyle olmuyor ama yine de belki olur diye umut ediyorum.
Bugün yetenekleri erken keşfedilen isimler futbol yaşamını yurt dışında sürdürüyor.
Senin de elinde böyle bir fırsat olsa nereye giderdin?
İngiltere Ligine gitmek isterdim. Çünkü İngiliz futbolunu seviyorum. İngilterede herhangi bir takım olabilirdi.
Bu soruyu yurt içinde hangi takım olurdu diye sorsam? Yani daha erken keşfedilsen, ne olurdu?
Türkiyede oynayacağın en yüksek yer Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş diye bakılır. Ama açık söylüyorum, bu takımlara karşı küçükten beslediğim, içimde kalmış bir sevgi yok. O yüzden şu an bir tercih yapamıyorum. Ama ailemde Galatasaraylı çok olduğu için herhalde Galatasaraya giderdim diye düşünüyorum. Ama dediğim gibi içimde öyle bir uhde yok. Zaten 3-5 sene önce bu başarıları yakalamış olsaydım her şey kendiliğinden gelecekti. Şu an neden olmadı diye de ağlayıp, sızlamıyorum. Pişmanlık duymuyorum. Kısmet diyorum. Buna da şükür. Ben Türkiyenin en iyi takımlarında oynadım ve şu anda da o takımda oynuyorum.
Bu benim hep önüme çıkan bir soru aslında.Hangi takımı tutuyorsun? diye sorarlar. Ben her zaman Kocaelisporluyum derim. Daha önce, ekmeğini yediğim için, oynadığım takımların isimlerini verirdim. Ama artık başka takıma da gitsem Kocaelisporluyum diyeceğim. Çünkü gerçekten Kocaelisporu seviyorum. Kendimi taraftarı gibi hissediyorum.
Yeniden bugüne dönersek. Önümüzde Trabzon maçı var. Bu maçla ilgili neler söyleyeceksin?
İyi bir seri yakaladık. Üç haftada 7 puan topladık. Bu hafta da Trabzona karşı kazandığımız takdirde artık Kocaelispor için kötü günler geride kalmış olacak. Biz kazanmak için gidiyoruz. Bir tek Trabzona değil, Beşiktaşa giderken de kazanmak istiyorduk, Fenerbahçe ile oynarken de tek düşüncemiz kazanmaktı. Bu seriyi devam ettirmek istiyoruz. Siz de göreceksiniz oradan puan ya da puanlarla döneceğiz. Bundan eminiz. İddialıyız. Çünkü bir hava yakaladık. Bunun devamı için mutlaka beraberlik veya galibiyetle dönmemiz gerekir. Ondan sonra ilk yarıda 2 maçımız kalacak. O iki maçı da kazanıp, devreyi tamamlamak istiyoruz. Kocaelispor adının alt sıralarda duyulmasını artık istemiyoruz. Devrede de hocamız ve yönetimimiz uygun olan şeyleri yapacaktır. Bizler de bundan sonra çalışmalarımızı disiplinli bir şekilde devam ettirip, her maça kazanmak için çıkacağız. Trabzonspor da bunlardan biri.
Son olarak senin eklemek istediğin bir mesajın var mı?
Kocaelisporda olmaktan ve Kocaelisporlu olmaktan son derece mutlu ve gururluyum. Taraftarlarımızın kötü günde de bizi desteklemesini istiyorum. Gerçek taraftar kötü günde belli olur diye düşünüyorum. Bir de tüm takım adına şunu söylüyorum. Bundan 3-4 hafta öncesinde kötü giderken bize sallayanlar, arkamızdan kötü laflar edenler oldu. Şimdi onlar da bizi alkışlıyor. O yüzden bu tür şeylere gerek olmadığını düşünüyorum. Bize her zaman destek olsunlar. Biz bu işten ekmek yiyoruz. Bu işin kötü gitmesini istemeyenlerin en başında biz geliriz. Çünkü biz bu iş için emek harcıyor, emeğimizin karşılığını alıyoruz. Açıkçası bu işten para kazanıyoruz. Baktığımız insanlar, sorumlu olduğumuz insanlar var. Onlara iyi bir yaşam sunmak için para kazanmamız gerekiyor. Kaybettiğimiz zaman maddi olarak da kaybımız oluyor. Yani kısacası kötü olmasını istemeyecek ilk insanlar bizleriz. Zannedilmesin ki, kaybedince gülüyor, eğleniyor, geziyoruz. Mağlup olunca bazen evden çıkmıyoruz. Evimizde mutluluğumuz olmuyor. Dışarı çıkıp antrenmana veya bir başka yere gittiğimizde moralimiz bozluyor. Yani bu hayatımıza direkt yansıyor. O yüzden bunları böyle düşünüp kötü günde de bize sahip çıksınlar.
Röportaj: İbrahim GÜRSEL
30 Kasım 2008 Pazar
Kocaelispor 3-0 Konyaspor
Kocaelisporumuz, Turkcell Süper Lig 13.Hafta mücadelesinde İzmit İsmetpaşa Stadı’nda oynanan maçta Konyaspor’u son 10 dakikada bulduğu 3 gol ile 3-0 mağlup etti. Perdeyi Ahmet Dursun açarken, diğer goller Bülent Bölükbaşı ve Taner Gülleri’den geldi.Karşılaşmanın ilk dakikaları orta saha mücadelesinde geçerken rakip kalede son vuruşu yapamadığımız 3-4 gol pozisyonu bulduk. Maçın 3.dakikasında Muhammet Özdin sakatlandı ve yaklaşık 4 dk oyun dışında kaldı , tedavisi yapıldıktan sonra tekrar oyun alanına döndü fakat sakatlığı tam olarak geçmediği için oyundan alınarak yerine Özgür Bayer dahil oldu. 37.Dakikada da Serhat Akın şansız bir şekilde sakatlandı ve yerini Bülent Bölükbaşına bıraktı. Bu zorunlu değişikliklerle takımımız ilk yarıda 2 oyuncu değişikliği hakkını kullanmış oldu.
Karşılaşmanın ikinci yarısında Konyaspor ilk yarıya oranla daha istekli başladı, kalemize yüklendiği dakikalarda defansımız yerinde müdahalelerle Konyaspor'a gol şansı tanımadı. karşılaşmanın 70.dakikasından itibaren rakip kaleyi abluka altına alan Kocaelisporumuz aradığı gole, Ahmet Dursun'un 82. attığı gol ile ulaştı. Daha sonra Konyaspor risk aldı ve defansta büyük boşluklar bıraktı, Bülent Bölükbaşı'nın 85'te Taner Gülleri'nin ise 90.dakikada attığı goller maçın skorunu belirledi 3-0. Karşılaşma başından beri takımımıza çok iyi destek veren taraftarlarımız, maç sonunda futbolcular ile galibiyetin sevincini yaşadılar.
Maçtan Dakikalar
9. dakikada Kocaelispor'da sakatlanan Muhammet'in yerine Özgür oyuna dahil oldu.
20. dakikada Murat Hacıoğlu soldan ortaladı, Konyaspor defansından seken top Kemal'in önüne düştü, Kemal yatarak vuruşunu yaptı, top az farkla üstten auta gitti.
29. dakikada Volkan soldan ortaladı, ceza alanındaki Ahmet Dursun kafasını vurdu, top kale direğinin yanından auta gitti.
34. dakikada Volkan'ın köşe vuruşunda ceza Kaleci Jefforsan topa çıktı, Konyaspor defans oyuncularının kafasından seken top Ahmet Dursun'un önüne düştü, Ahmet hızlı davranamadı ve defans araya girerek topu uzaklaştırdı.
36. dakikada sağdan Serhat'ın ortasında ceza alanında Kemal'in kafa vuruşunda, meşin yuvarlak kale direğinin yanından auta çıktı. Kocaelisporlu oyuncular bu pozisyonda Kemal'in itildiğini öne sürerek, Koray Gencerler'e itiraz ettiler.
Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 berabere tamamlandı.
49. dakikada Erdal'ın ceza alanı dışından çektiği şutta kaleci Sardar Kulbilge, üzerine giden topu kontrol etti.
55. dakikada Murat Hacıoğlu soldan ortaladı, Taner Gülleri çok iyi bir kafa vuruşu yaptı, kaleci Jefforson çizgiden çıkardı, dönen topta Bülent Bölükbaşı vurdu, İsmal Güldüren kornere çeldi. Mutlak bir gol kaçtı.
82. dakikada Murat soldan ara pasını Ahmet Dursun'a aktardı. Ahmet Dursun ceza alanına girer girmez çok sert vurdu ve kalecinin sağından topu ağlara gönderdi ve GOOOLLL: 1-0
85. dakikada soldan ceza alanına giren Taner Gülleri, topu uygun pozisyondaki Bülent'e aktardı. Bülent yakın mesafeden çok sert vurdu ve GOOOOLLL: 2-0
89. dakikada Erdal'ın ceza alanı dışı sol çaprazdan kullandığı faul atışında kaleci Serdar Kulbilge şutu 90'dan çıkardı ve büyük alkış aldı.
90+2. dakikada sağdan Murat Hacıoğlu'nun pasında ceza alanı yayı üzerinde top buluşan Bülent, meşin yuvarlağı daha uygun pozisyondaki Taner'e aktardı. Taner ceza alınana girer girmez vurdu ve GOOOOLLLL: 3-0
KOCAELİSPOR:3 - KONYASPOR: 0
Stat: İzmit İsmetpaşa
Hakemler: Koray Gençerler, Serkan Akarca, Ali Zağlı
Kocaelispor: Serdar Kulbilge, Musa, Tolga, Volkan, Muhammet (Dk. 9 Özgür ), Serhat (Dk. 37 Bülent), Umut (Fran Sergio dk. 64), Kamal, Murat, Taner, Ahmet Dursun
Konyaspor: Jefferson, Cihan, Da Silva (Dk. 51 Fatih), Serhat, İsmail, Fahri, Erhan, Erdal, Zafer, Veysel, Ferdi (Dk. 77 Celaleddin)
Sarı Kartlar: Dk. 12 Zafer (Konyaspor), Dk. 23 Musa, Dk. 64 Murat, Dk. 87 Fran Sergio, Dk. 88 Ahmet Dursun (Kocaelispor)
Goller: Dk. 82 Ahmet Dursun, Dk. 84 Bülent Bölükbaşı, Dk. 90 Taner Gülleri

















